Gece, omuzlarına çökmüş eski bir keder gibi,Sokaklar sustu; ...

Gece, omuzlarına çökmüş eski bir keder gibi,

Sokaklar sustu; duvarlarda yetim bir rüzgâr.

Adını söylediler: Aydın...

Ne tuhaf, bazı isimler en çok karanlıkta yanar.

Bir pencere aralandı içimin kuytusunda,

Çocukluğundan kalmış bir akşam geçti usulca.

Kim bilir hangi ayrılık saklıdır avuçlarında,

Hangi susuş, hangi yarım kalmış dua?

Saatler, paslı bir zincir gibi sürüklenir gecede,

Ve insan, en çok kendinden düşer uzun yollarda.

Bir gölge büyür her aynanın arkasında;

Adı yalnızlıktır, ömrün en sadık arkadaşı da.

Ey Aydın!

Bir gün bütün kapılar kapanacak ardımıza.

Bir iskemle, boş bir oda ve solmuş birkaç hatıra...

İşte insan dediğin, biraz beklemek değil midir;

Dönmeyecek olanı, yıllarca aynı yerde beklemek?

Şimdi gök, siyah bir örtü gibi üstümüzde.

Yıldızlar bile uzak; dualar yorgun ve eksik.

Ve ben anladım:

Bazı insanlar ölmeden önce de eksilirler.

Eğer bir gün adını rüzgâr getirirse bana,

Başımı eğip susacağım.

Çünkü bazı isimler söylenmez artık;

Yalnızca gecenin en tenha saatlerinde, içten içe sızlar.

Yorumlar (0)